Vakti Nakite Çevirmek İçin Yeni Startuplar

08.10.2017
238
Vakti Nakite Çevirmek İçin Yeni Startuplar

Tren ve uçak kullananlar şunu bilir: Rötarlar ve iptaller seyahati tatsız bir maceraya çevirebiliyor ve bazen bunun maliyeti çok yüksek olabiliyor. Fakat, müşterinin tazminat hakları onu böylesi durumlardan ve firmaların ihmallerinden koruyor. Bunlar tabi ki kanunla düzenlenmiş ve bazen hayal ettiğinizden de ötesine geçebiliyor. Fakat, üç veya daha fazla saat rötarda 250 ila 600 Euro civarında tazminat hakkına sahip olduğunu bilenler dahi (rotaya bağlı olarak)  haklarını kullanırken zorlanıyorlar. Zira büyük firmaların erteleme taktikleri ve sonsuz bekletmelerine karşı bir çok insan kendini savunmasız hissediyor.

“Hava yolları her zaman insanların kendilerini 400 Euro için dava etmekle uğraşmayacağını tahmin ediyor”, diyor flightright.com sitesinin yolcu hakları kısmının müdürü Phillip Kadelbach. Burada Bay Kadelbach’ın iş planı devreye giriyor: Bir toplama ajansı gibi, onun şirketi kabaca müşterinin şikayetini bir ön değerlendirmeden geçiriyor. Müşteri bunun için bir ödeme yapmıyor. Fakat başvuru sonucunda başarı elde edilirse, Flightright tazminatın yüzde 25’ini ve KDV’yi alıyor. Fakat şirket tazminat elde edemezse, müşteri hiç bir ücret ödemiyor.

Paranızı algoritmaların gücü sayesinde  alabiliyorsunuz

Denemek mantıklı duruyor, zira prosedür çok basit: Müşterinin yapması gereken flightright portalına girmek ve uçuşları hakkında detayları girmek. Ardından algoritma ilgili rötarı inceliyor ve başvurunun başarı ihtimalini hesaplıyor. Eğer ihtimal yeterince yüksekse, şirket harekete geçiyor.

Bu tarz bir çok start-up var – Bu yapılar kendilerine ‘ hukuki tekniker ’ adını veriyor. Bunların hedefi standart hale getirilmiş senaryolar, ki buradan ilgili yasal süreçlerle ilgili işlemlere başlayabiliyorlar. Örneğin, dijital gereçler tazminat taleplerini standart biçimde hesaplıyor – Bu hem efektif hem de maliyet açısından faydalı.

Peki avukat bu işin neresinde? Neticede, karışık olaylarda sadece detaylar önemli değil– Burada uzmanlık, iç güdü ve yaratıcılık gerekli. Fakat, bu karışık olaylarda kesinlikle doğruyken, bu tarz yolcu hakkına ilişkin taleplerin fazlasıyla basit ve az bileşenli olduğunu kabul etmek gerek. Aslında, programcılar bir sonraki adım için de uzun süredir çalışıyorlar. Bu seviyeye ulaşılınca, tek tek adımlar (örneğin olaylar ilgili verileri elde etmek) otomatize edilen tek husus olmayacak. Geçen yıldan beri, Ross isimli bir sanal avukat New York’taki bir hukuk bürosunda çalışıyor. Bu robot IBM’in Watson teknolojisini temel alarak tasarlanmış. İşlenen verinin artışı sürdükçe, kendiliğinden öğrenen sistemin verilerin ilgililiğini değerlendirme kapasitesi artacaktır. Ross’un esas çalışma alanı standartize edilmiş olaylar; örneğin iflas hukuku veya miras yahut trafik hukukuna ilişkin konular.

Avukatlara alternatif olarak ileri sürülen bir çok dijital üründe yapay zeka kullanılıyor, bunlar algoritmalarla hukuki gerçekleri ana bileşenlerden yakalamaya çalışıyor. Yorulmadan bu elektrikli avukatlar devasa miktarda veriyi inceleyebiliyor ve işlemden gerektiriyor. Bu veri ile konuşan botlar kullanılabilir, böylece basit günlük olaylarda avukata para vermek istemeyen veya veremeyen kişilere hukuki yardım sunulabilir.

Robotlarla rekabette korkmayın

Bu gelişimden ötürü, azınlık bir grup avukat dijital rekabetten korkar oldu – İşlerini kaybetmekten korkuyorlar. Soldan Enstitüsünün araştırmasına göre, avukatların yüzde 46’sı bu tür sistemlerin öncelikle hukukçu olmayanlar tarafından kullanılmasından endişeliler ve bunun sonuçta gerçek avukatların yerini alacağını düşünüyorlar. “Birinci tehlike bunların kullanıcılara hızlı ve ucuz biçimde günlük sorunları çözme imkanı tanıması”, diyor  Enstitünün başkanı Matthias Kilian. Avukatların sadece yüzde 13’ü bu tür hizmetlerin onlara yeni amaçlar bulmakta yardımcı olacağını düşünüyor.

Barolar Birliği bu duruma cevaben bildirisinde  “yasal hizmetlerin, prensip olarak, otomatik olarak bir yazılımla sunulabileceğini” belirtti. Neticede, yetersiz ve kalitesiz yasal hizmete karşı kişileri koruyan hükümler bunlar için de geçerli olacaktır. Yasal teknisyen gerçekten de bir avukatı gerektirmeyecek kadar basit işlemlerde devreye girerek hukuka katkıda bulunacaktır. Başka bir deyişle bu teknoloji sorunlarına bir çözüm dahi aramayı düşünmeyenleri hedef alıyor.

Sonuç olarak, müşteriyi koruma alanı bu iş alanını genişletmekte de önemli bir rol oynayacaktır. Fakat, bu alan teknik anlamda bilgili ve hevesli kişilerden ibaret demek de haksızlık olur. Dijital destekli yasal destek acımasız ve ciddi rekabet içeren bir alan ve bu alanda yatırım yapanlar ciddi bir kar elde edebilirler. Aynı zamanda bu müşterilerin de menfaatine. Neticede, başarılı profesyoneller onlara daha iyi hizmet sunabilirler ve sadece iyi niyetle davranmaktan veya Robin Hood kompleksi ile hareket etmekten daha fazlasını elde edebilirler.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Bu sitede yayınlanan içeriklerin tamamı bilgi amaçlıdır. Kesinlik ya da doğruluğu güncel kriterlere göre değişiklik gösterebilmektedir.