Ekonomik Kriz Nedir? Nasıl Meydana Gelir ?

04.09.2017
146
Ekonomik Kriz Nedir? Nasıl Meydana Gelir ?

Ekonomik kriz; ekonominin temel yapı taşları olarak kabul edilmekte olan hizmet, mal, döviz fiyatları ve üretim üzerinde kabul edilir seviyelerin ötesinde yaşanan şiddetli dalgalanmalara denilmektedir. Kriz; gelişmekte olan ülkelerin oldukça aşina oldukları bir terimlerden biri de ekonomik krizdir.

Kriz çoğu kez buhran ve de bunalım kelimeleri ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Bir ülkedeki durumu kriz olarak adlandırabilmek için krizin asıl unsurları ya da özelliklerinin bilinmesi gerekmektedir. Ayrıca ekonomik kriz bir şeyin çok kıt bulunması durumu ve de çöküntü olarak tanımlanmaktadır.

Ekonomik krizler; bir mal, üretim faktörü, hizmet veya döviz piyasasındaki fiyat ya da miktarlarda kabul edilebilir bir değişmenin sınırının da ötesinde gerçekleşen şiddetli dalgalanmalar olarak tanımlanabilir. Krizler; ekonomide aniden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkmakta olan olayların makro açıdan ülke ekonomisini, mikro açıdan ise firmaları ciddi bir anlamda zor duruma düşürecek sonuçlar ortaya çıkarması anlamına gelmektedir. Finansal Krizler ve makroekonomik krizler genel olarak reel sektör krizleri altında incelenebilmektedir. Reel sektör krizleri mal, emek ve hizmet piyasalarında üretimde veya istihdamda durgunluk ya da işsizlik biçiminde oraya çıkmaktadır. Finansal olan krizler ise ekonominin üretici kesiminde tahrip edici etkiler yaratabilmektedir. Piyasaların işleyişini bozan finansal çöküşlerdir.

Ekonomik Krizin Meydana Geliş Şekilleri

Ekonomik krizler farklı nedenlerden meydana gelebilir. Krizler genelde ferah dönemlerin ardından meydana gelmektedir. Genelde ekonomideki yükseliş hareketlerinin yerini aniden iniş hareketlerine bırakması sağlayabilir. Bu durumda fiyatlar düşer, gelir ve de üretim daralmaktadır. Bunların üzerine işsizlik ve iflaslar eklenmektedir ve sonuç itibari ile borsa çöker.

Yatırımcıların yatırımlarını arttırmaya yönelik olarak sürekli kenara azar azar para koyması veya her ay düzenli bir maaşın bir kısmını biriktirmeye çalışarak zengin olmasının imkanı bulunmamaktadır. Bahsettiğimiz şekilde para biriktirerek zengin olmaya çalışmak bir de enflasyonun gizli etkileri kattığımızda imkansızdır diyebiliriz. Kişilerin servetlerini artırmalarının başlıca yöntemi ise belli bir şeylere yatırım yapmaktır. Piyasada belli bir pozisyon alarak ve o pozisyonla beraber değer artışı sağlayarak yatırım yapan kimse aynı zamanda varlıklarının kıymetlenmesini sağlayabilir. Varlık derken kastedilen gayrimenkul ve menkul bütün kıymetler kastedilmektedir. Şöyle bir örnekle de açıklayabiliriz. Farklı bir hisse senedi buldunuz ve 100 TL aldınız bu aldığınız hisse senedi 6 ay sonra 500 TL olacaktır. Buna da ileriyi görebilme yeteneği denilmektedir.

Herkes ileriyi görebilir ve aynı varlıklara yatırım yaparsa belli bir yatırım sınıfına aşırı talep göstermiş olur. Zengin olmaya karar veren kişiler, sermaye piyasasına yönelmektedir. Kısacası bir anda belli bir varlık üzerinde yatırımcıların aşırı ilgisi ile karşı karşıya kalmaktadır. Sınırlı miktardaki bir araca olan ilgi artmaktadır. Talep, mevcut arzın üzerine çıkmaktadır. Bu şekilde olduğunda borsadaki yer alan her senet, hatta borsa endeksi genel olarak aşırı değer kazanmaya başlar. Aynı şekilde yatırımcıların emlak piyasasının değerleneceğini düşünmesi ve konut, arsa, dükkan gibi gayrimenkul alımına başlaması sonucunda emlak piyasalarında değer artışı gerçekleşir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Bu sitede yayınlanan içeriklerin tamamı bilgi amaçlıdır. Kesinlik ya da doğruluğu güncel kriterlere göre değişiklik gösterebilmektedir.